Mevcut Ekonomik Konjonktürde Sağlıkta Sürdürülebilirlik

25.11.2019

Mevcut Ekonomik Konjonktürde Sağlıkta Sürdürülebilirlik

Son dönemlerde hükümet sözcülerinin ekonomi ve iş dünyası ile ilgili konuşmalarını dinleyince “acaba  bunlar bizim ülkemizle ilgili gelişmeler mi” diye hayrete düşüyorum. Seçimi kazanmak için, halkı çocuk yerine koyup istediğini yaptırmak için vaadlerde bulunan çocuk yetiştirmeyi bilmeyen aile büyükleri gibi görüyorum. Basın bir güç olmaktan çıkmış,  çıkarlar neredeyse oranın harmanını savuran  yalandan iş tutan amele gibi… 

Ben İhlas Yayın Grubu’ndan ayrılan birisiyim. Kendi televizyonumu seyretmedim. Ben yerli üreticilerin dernek başkanıyım. Yabancı sermayeli bir yayını dinlemek zorunda kaldım.  Kendi memleketimde kendi ürettiklerimizi kullandıramıyorum.  Sadece karalama kampanyası  var.

Sayın Sanayi Bakanım, tıpta her ürün stratejik. Lütfen bütün ürünler yerli destek kapsamında olsun.

Sayın Milli Eğitim Bakanım,  YÖK başkanım, Sanayi Bakanım ve Sağlık Bakanım,  mühendislik fakülteleri, fen ve eczacılık fakülteleri, tıp fakülteleri eğitim araştırma ve uygulama hastaneleriyle ilgili doçentlik ve profesörlük ünvanları yayınları kendi patentli ürününe ait yayınlar olsun. Bakın tıbbi cihazlar artık MDR’a göre belgelendirilecek. Bir taraf zorunlu, bir taraf serbest olursa tek taraflı çıkara dayanır, üretim durur. Bu dört kurum acil eylem planına bunu almalı. Yarın geç olabilir.

Sayın Cumhurbaşkanım, bir ailede bile farklı görüşler oluyor, kaldı ki devlette bunun çok daha fazlası olur. Cumhurbaşkanımız 81 milyonun başkanıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar bunu kimse değiştiremez ancak vatanın bölünmez bütünlüğüne aykırı eylem  ve söylemleri olanlar için de gereğini yapmak hukuka ve hepimize düşer. Cumhurbaşkanımızın 81 milyonun seçtiği bir başkanın, bir parti başkanlığına indirgenmesi bizi üzer.

Ekonomimiz iyiye gitmezken, sağlık ekonomisi de dayanılmayacak safhaya varmıştır. Sağlık harcamaları her geçen yıl artarken ve sağlık bütçesi açık verirken, tıbbi cihaz sektörünün önceliklerde en son akla gelen sektör olması içinde bulunduğumuz vahim tabloyu her geçen yıl daha da kötüleştirmektedir. Bu nedenle ülkemizde hala sürdürülebilir bir sağlık ekonomisinin varlığından söz etmemiz mümkün değildir. 8 Binin üzerinde firmanın ticari faliyetinin durdurulduğunu, 350 firmanın kapandığını, yeni 790 firmanın açıldığını  sizlerle paylaşmak isterim.

Önceden, devlet nişanı alanların ne için aldığını bilirdik ve “tamam helal olsun memlekete bu kadar yararı olmuş” derdik.  Ama son dönemlerde bunun da siyasileştiği düşüncesi ağır basıyor. 14 yıldır Ekonomi Şurası’na katılıyorum; aynı sorunlar geliyor gidiyor. Bir tane sorunun dahi çözüldüğünü göremedik. Bu da ticaret, oda başkanlarının ve TOBB  başkanının sorunlarımıza sahip çıkmadığını ve bunların da seçimler de göz önünde bulundurulması gerektiğini siz okuyucularımızla paylaşmakta yarar görüyorum. Sağlıkta ek bütçenin onaylanmasını Meclisimizden bekliyoruz.

Türkiye’de "modern koroner bypass” cerrahisinin kurulmasına gelişmesine önderlik yapmış, yine ülkemizde ilk kalp naklini gerçekleştiren duayen hoca ve hekim Kemal Beyazıt’ın vefatını teessürle öğrendim. Kendisine Allah'tan Rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Beraberlik Günü dolayısıyla tüm şehitlerimize rahmet diliyorum. Milletimiz onları asla unutmayacaktır. 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle de Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.  Yaklaşmakta olan Kurban Bayramınızın da mübarek olmasını diliyor ve ülkemiz için hayırlar getirmesini Cenab-ı Allahtan niyaz ediyorum.


Kaynak:Sağlık Dergisi

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir