Çalışan kalpte bypass ameliyatının 10 avantajı

07.11.2018

Çalışan kalpte bypass, kalbi durdurmadan ve hastayı kalp-akciğer pompasına bağlamadan gerçekleştiriliyor. İşlem sırasında, koroner bypass ameliyatı tamamlanana kadar, kalp damarları içinde kan akımının devam etmesini sağlayan yöntemlerle kalbin yapısının korunması sağlanıyor.

Çalışan kalpte bypass yönteminin başarısında uygun hasta seçiminin çok önemli bir kriter olduğunu belirten Memorial Dicle Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Bahçivan, çalışan kalbe bypass ameliyatı sırasında özel yöntemler kullanıldığını söyledi.

Sadece üzerinde çalışılacak kalp bölgesinin hareketlerini azalttıklarını belirten ve “Bu sırada kalp, hem vücuda hem de kendisine kan pompalamaya ve yaşam için gerekli fonksiyonu oluşturmaya devam etmektedir” diyen Prof. Bahçivan, şu bilgileri verdi:

“Kalp- akciğer pompasının kullanıldığı ve geçici olarak kalbin durdurularak devre dışı bırakıldığı açık kalp ameliyatları günümüzde güvenle uygulanmakta ve hastaların bazı olası risklere maruziyetleri, alınan önlemler ile en aza indirilmektedir. Çalışan kalbe bypass işlemiyle de bilinç bozuklukları, davranış değişiklikleri, böbrek yetersizliği, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, mide ve bağırsak hareketlerinin azalması gibi riskler minimum düzeye çekilmektedir.”

ÇALIŞAN KALPTE BYPASS HANGİ HASTALARA YAPILIYOR? 

Kalp kasılma fonksiyonları ileri derecede azalmış, kalpak ciğer pompasını tolere edemeyecek hastalarda,
Daha önceden felç veya geçici iskemik atak (mini-felç) geçirmiş kişilerde,
İleri derecede böbrek yetersizliği olanlarda,
Kronik akciğer hastalığı bulunanlarda,
Tedavi olan veya tedavi edilmiş kansere yakalanmış hastalarda,
70 yaş ve üstü hastalarda uygulandığında, hasta için yararlı ve başarılı sonuçlar sağlamakta.

HASTAYA NE GİBİ AVANTAJLAR SUNUYOR? 

Çalışan kalpte bypass uygulamasının cerrahi sırasında ve sonrasında hastaya konforlu bir iyileşme süreci de sağladığını aktaran Prof. Bahçivan, hastaya sunulan avantajları da şöyle aktardı:

Kalp fonksiyonlarının daha iyi korunmasını sağlar.
Özellikle riskli hastalarda ameliyat başarısını artırır.
Hastanede kalış süresini azaltır.
Yoğun bakımda kalış ve solunum cihazına bağlı kalma süresini azaltır.
Hastanın ameliyat sonrası iyileşme süresini kısaltır.
Ameliyat sonrası halsizlik ve iştahsızlık gibi şikayetleri azaltır.
Akciğer, böbrek ve karaciğer yetmezliklerinin görülme ihtimalini en aza indirir.
Bazı davranış bozuklukları ve felç şeklinde ortaya çıkan beyin hasarı risklerini azaltır.
Kalbin kan ihtiyacını en aza indirir.
Göğüs kesilerindeki, enfeksiyon risklerinin azalmasını sağlar.


Kaynak:NTV

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir